Günümüzde işletmeler, artan iklim değişikliği ve yoğun yağışlar nedeniyle her zamankinden daha fazla sel riski ile karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle fabrika, depo, atölye, mağaza ve otopark gibi alanlarda meydana gelen su baskınları; ekipmanların zarar görmesine, ürün stoklarının kullanılamaz hâle gelmesine, elektrik sistemlerinin çökmesine ve operasyonların tamamen durmasına yol açabilir. Bu tarz kesintiler hem maddi kayıpları hem de müşteri güvenini ciddi şekilde etkiler. Bu nedenle işletmelerin sel riskine karşı önceden hazırlıklı olması ve etkili bir risk yönetimi planı oluşturması büyük önem taşır. Bu yazıda işletmelerin alması gereken temel sel önlemlerini detaylıca ele alacağız.
Sel riskini yönetmenin ilk adımı, bulunduğunuz bölgenin risk haritasını doğru analiz etmektir. İşletmeler, bulundukları semtin topoğrafik yapısını, geçmiş yağış verilerini, çevredeki dere yataklarını ve su drenaj sistemlerinin durumunu incelemelidir. Bu bilgiler, potansiyel su giriş noktalarını belirlemek için büyük önem taşır. Zemin kotu düşük olan kapılar, garaj girişleri, depo girişleri ve altyapı bağlantı noktaları sel sırasında en hızlı etkilenen alanlardır. Bu bölgelerin tespit edilmesi, doğru koruma yöntemlerinin uygulanması için temel oluşturur.
İşletmelerin önlem alması gereken bir diğer önemli konu drenaj sistemleridir. Birçok su baskını, yeterli drenaj sağlanamadığı için büyüyerek ciddi bir soruna dönüşmektedir. Rutin olarak rögar kapaklarının, yağmur suyu kanallarının ve tahliye hatlarının temizlenmesi, suyun doğru yönlendirilmesini sağlar. Özellikle yağışların yoğun olduğu mevsimlerde bu bakımın aksatılmaması gerekir. Ayrıca işletme içindeki tahliye kanallarının da periyodik olarak kontrol edilmesi, işletme içi su birikimlerinin önlenmesine yardımcı olur.
Sel riskine karşı alınması gereken en etkili fiziksel önlemlerden biri modern sel bariyerleri kullanmaktır. Su dolgulu veya modüler sistemlere sahip yeni nesil sel bariyerleri, işletme girişlerinin korunmasında oldukça başarılıdır. Hafif yapıları sayesinde kısa sürede kurulum yapılabilir ve su ile dolduğunda yüksek dayanım sağlayarak suyun işletmeye girişini engeller. Bu bariyerler, özellikle depolarda, mağaza vitrinlerinde, yer altı otoparklarında ve bina girişlerinde hızlı bir savunma hattı oluşturur. Geleneksel kum torbalarının aksine daha temiz, pratik ve tekrar kullanılabilir olmaları işletmeler için büyük avantaj sağlar. Sel anında dakikaların bile büyük önem taşıdığı düşünüldüğünde bu tür bariyerlerin hazır bulundurulması kritik bir önlem olarak öne çıkar.
Ekipmanların ve ürünlerin korunması da sel risk yönetiminin önemli bir parçasıdır. Depolarda ürünlerin doğrudan zemine temas etmesini önlemek için paletleme yapmak, elektrik panolarını zeminden yükseğe taşımak, kritik teknolojik cihazları su baskınından uzak bölgelerde konumlandırmak büyük ölçüde koruma sağlar. Ayrıca yedek güç kaynakları, su sensörleri ve erken uyarı sistemleri kullanmak işletmeleri sel baskınlarından kaynaklanan ani kesintilere karşı hazır hâle getirir.
Personel eğitimi de unutulmamalıdır. Sel baskını anında panik yaşanmaması için çalışanların ne yapmaları gerektiğini bilmesi çok önemlidir. Acil durum tatbikatları yapmak, bariyer kurulumunu öğretmek ve su baskını sırasında hangi güvenlik adımlarının uygulanacağını belirlemek işletmenin risk yönetimini güçlendirir. Bu tür hazırlıklar yalnızca güvenliği artırmakla kalmaz, sel sırasında zaman kaybını da büyük ölçüde azaltır.
İşletmeler için bir diğer önemli konu ise sigorta kapsamıdır. Sel baskınlarından doğacak zararların iş sürekliliğini etkilememesi için doğru poliçelerin tercih edilmesi gerekir. Özel sel sigortası veya geniş kapsamlı iş yeri sigortaları, su baskını sonrası mali yükleri hafifletebilir. Sigorta sürecinin etkili olabilmesi için ekipman listelerinin güncel tutulması, fotoğrafların arşivlenmesi ve potansiyel risklerin kayıt altına alınması önemlidir.
Sonuç olarak işletmelerin sel riskine karşı hazırlıklı olması, sadece fiziksel ekipman bulundurmakla sınırlı değildir. Sistemli bir risk yönetimi yaklaşımı, düzenli kontroller, doğru ekipmanlar, çalışan eğitimi ve sigorta desteği bir bütün olarak düşünülmelidir. Ani bir yağış veya taşkın, hazırlıksız işletmelerde büyük zararlara yol açabilir. Ancak doğru planlama ile bu riskler büyük ölçüde azaltılabilir. Sel riskinin her geçen yıl arttığı günümüzde, işletmelerin proaktif davranması ve modern koruma çözümlerinden yararlanması hayati önem taşır.

